Mekanik akciğer hasarı, Pnömotoraks
-
Pnömotoraks basit bir tanımlama ile plevral boşlukta hava olmasıdır. Pnömotoraks spontan ve travmatik olmak üzere iki şekilde ortaya çıkar. Spontan pnömotoraks, herhangi bir travma olmaksızın ortaya çıkar, travmatik pnömotoraks göğüs kafesine ve akciğerlere direkt veya indirekt travma sonucu olabileceği gibi oluşur. Spontan pnömotoraks primer ve sekonder olmak üzere iki şekilde ortaya çıkar. Primer spontan pnömotoraks sağlıklı kişilerde ortaya çıkarken, sekonder spontan pnömotoraks sıklıkla KOAH olmak üzere varolan bir akciğer patolojisi sonucu ortaya çıkar. Travmatik pnömotoraks ise iatrojenik olarak da ortaya çıkabilir. Travmatik iatrojenik pnömotoraks tanı veya tedaviye yönelik girişimler sırasında ya da sonrasında ortaya çıkar. ınvaziv girişimlerin artması ile travmatik iatrojenik pnömotoraksların sıklığı da artmaktadır. Bunların en sık nedeni transtorasik İğne aspirasyonudur. Diğer bir önemli ve sık neden mekanik ventilasyon sırasında pulmoner barotravmadır. Sık görülen diğer nedenler subklavian ven veya internal juguler vene yapılan girişimler, torasentez, transbronşial biopsiler, plevral biopsiler ve sinir bloklarıdır.Pulmoner barotravma yani interstisyel amfizem, pnömomediastinum, pnömoperitoneum ve pnömotoraks gibi ekstraparenkimal yapıların arasına alveoler gaz kaçağı olması pozitif basınçlı ventilasyon tedavisi gören hastaların %0.5 ile %15 arasında rastlanabilir. Memorial hospitalda yapılan bir değerlendirmede 600 mekanik ventilasyon hastasından %7′sinde pulmoner barotravma olduğu anlaşılmıştır. Mekanik ventilasyon sırasında barotravma sıklığı koah, astma gibi daha önceden var olan akciğer patolojilerinde bu sıklık %30′lara varmaktadır. Oluşan pnömotoraksların %60-90′ı tension pnömotorakstır ve tanı ve tedavideki gecikmenin 30 dakika ile 8 saat arasında değişmesine göre de mortalite %7 ile %31 arasında değişmektedir. Başlangıç şekil alveollerin yırtılması ile buradan doku içine sızan havanın perivasküler kılıflar boyunca ilerleyerek mediastinuma ulaıması buradan da plevral kaviteye rahatlıkla girerek pnömotoraks oluşturmasıdır. Mediastendeki hava aort kılıfı ile içinde yayılabilir, ya da kas fasiaları arasında yüze ve boyuna kadar çıkabilir. Pnömomediastinum interstisyel havanın ilk radyolojik bulgusunu verir ve pnömotoraksın habercisidir.
Her ne kadar yüksek PEEP ve CPAP barotravmadan sorumlu tutulmuşsa da yüksek tidal volüm ve havayolu tepe basıncı ile daha fazla ilişki olduğu düğünülmektedir. 1970′lerin bağlarında yapılan çalışmalarda mekanik ventilasyon sırasında pnömotoraks sıklığının PEEP olsun ya da olmasın aynı olduğu gösterilmiştir.
Pnömotoraksın patofizyolojisini hatırlamakta yarar vardır. Bilindiği gibi alveoler basınç her zaman plevral basınçtan yüksektir. Bunun nedeni akciğerlerin elastik gerilim basıncıdır. Bu nedenle eğer alveol ile plevra arasında bir geçiş söz konusu olursa hava akımı yönü alveolden plevraya doğru olacaktır. Basınç farkı eşitleninceye kadar ya da geçiş kapatılıncaya kadar bu hava akımı sürecektir.
Genel anlamda pnömotoraksın iki ana bulgusu göğüs ağrısı ve dispnedir. Göğüs ağrısı genellikle pnömotoraksın olduğu tarafta ve akut olarak bağlar. Ancak ventilasyon desteğindeki hastalarda bu bulgulardan söz etmek mümkün değildir. Mekanik ventilasyon sırasında genel durumu izah edilemeyen şekilde bozulan hastalarda akla gelmelidir. Siyanozu, terlemesi ve belirgin taşikardisi vardır. Bu fizik ulguların yanısıra büyük bir pnömotoraksta etkilenen tarafın daha karşı tarafa göre daha büyük olduğu ve solunum siklusu sırasında daha az hareketli olduğu ve kosta aralarının açıldığı gözlenebilir. Perküsyonlu hiperrezonan bir ses alınır. Solunum sesleri azalmış ya da kaybolmuştur. Radyolojik görüntüden trakeanın karşı tarafa doğru yer değiştirdiğini zaman zaman tespit etmek mümkün olabilir. Mekanik ventilasyon ya da CPR uygulanmış kişilere yapılan 3500 otopsilik bir seride 12 farkedilmemiş tansiyon pnömotoraks bulunmuştur.
Pnömotoraks tanısı göğüs grafisinde plevral çizginin gösterilmesi ile kesinleşir. Eğer grafi mekanik ventilasyon desteğindeki hastalarda olduğu gibi supin pozisyonda çekilmişse ya da pnömotoraks küçük bu plevral çizgi belirgin olarak görünmeyebilir. Bu durumda ya lateral grafi ya da full expirasyonda grafi çekilmesi yararlı olabilir.
Pozitif basınçlı ventilasyon sırasında arotravma sonucu ortaya çıkan pnömotoraks tansiyon pnömotoraks şekilndedir. Tansiyon pnömotoraks ekspirasyon süresince ve sıklıkla inspirasyon süresinde de intraplevral basıncın atmosferik basınçtan daha fazla olması ile ortaya çıkar. Bu tip bir pnömotoraksın oluştuğu iki durum vardır. Pozitif basınçlı ventilasyon ile ve kardiopulmoner resüsitasyon sırasında.
Bu tip bir pnömotoraksın oluşması için tek yönlü bir valvin oluşması lazımdır. Bu valv inspirasyon sırasında açılıp ekspirasyonda kapanmalıdır. ınspirasyon sırasında, ventilatörün sağladığı pozitif basınç nedeniyle alveoler asınca göre daha düşük basınca sahip olan plevral boşluğa hava geçişi olur. Plevral boşluğa hava girmesiyle ekspirasyon sırasında plevral bboşluğun basıncı alveol içi basınçtan daha yüksek hale gelir. Eğer önünde tek yönlü valv olmasa hava alveolden dışarı çıkar. Ama bu tek yönlü valve benzeyen sistem bunu engeller.
Özellikle kritik hastalarda olmak üzere bu tip bir pnömotoraksın varlığı yaşamı tehdit eden bir olaydır. Her ne kadar artmış intraplevral basınç nedeniyle azalan venöz dönüşün neden olduğu düşük kardiak outputun primer fizyolojik bozukluk olduğu kabul edilse de hayvan çalışmaları göstermiştir ki ilk bozukluk belirgin hipoksidir.
Radyolojik tanı için çok önemli ve değerli olan vakit kaybedilmemelidir. Klinik durum ve fizik bulgular genellikle yeterli olacaktır. Mekanik ventilasyondaki hastada havayolu tepe basıncının giderek artışı gözlenecektir. Fizik muayene büyük bir pnömotoraksı işaret edecektir. Arteriel kan gazları ciddi hipoksemi ve bazen respiratuar asidozu yansıtacaktır. Eğer pnömotorakstan şüpheleniliyorsa hipoksiyi engellemek için yapılacak ilk iş olarak FiO2 arttırılmalıdır. Ön ikinci interkostal aralıktan geniş lümenli bir İğne ile girilmelidir. Tercihen işnenin bir internal polietilen kateterin olması gerekir, bu kateter de bir üç yollu musluk ile içinde bir miktar saline olan 50 ml’lik bir enjektöre bağlanır. Ancak bu ideal olabilecek malzemenin temini için çok değerli olan vakit geçirilmemelidir. İğne plevral aralığa girdikten sonra enjektörün pistonu çıkartılır. Enjektörün içindeki sıvıdan hava kabarcıklarının çıktığının görülmesi pnömotoraks tanısını da kesinleştirir.
Eğer tanı teyid edilmişse İğne hava kabarcıkları bitinceye kadar yerinde tutulur. Daha sonra eğer polietilenli bir kateter İğne ile birlikte sokulmuşsa İğne çıkartılıp bu kateter yerinde bırakılır. Üç yollu musluk ve enjektör ile kalan hava da çıkartılabilir. Mümkün olduğu kadar çabuk olarak bir göğüs tüpü usulüne uygun olarak yerleştirilir. Eğer İğne sokulduğunda herhangi bir hava kabarcığı gözlenmiyorsa tension pnömotoraks yok demektir.
Pulmoner barotravmaya maruz kalan hastaların çoğu ya KOAH’lıdır, ya da cerrahi CPR gibi göğüs travması öyküsü vardır ya da santral venöz kateterizasyon yapılmış ya da yapılmaya çalışılmıştır. Bunların dışında kalanlarda ise yüksek PEEP ile mekanik ventilasyon uygulanmış olabilir. Bununla birlikte, önceden akciğer patolojisi yoksa ya da göğüs travması geçirmemişse pulmoner barotravma sık olmamaktadır.
10 cmH2O ya da yüksek PEEP ile yapılan mekanik ventilasyonda barotravma insidensi yüksektir (%5-7). Ancak bu akciğere yönelik bir olay olarak düğünülmeli ve PEEP için bir kontrendikasyon oluşturulmalıdır. 25 cmH2O üzerinde PEEP gerektiren hastalarda bu sıklık %25 olarak bildirilmiştir. Ancak PEEP’i 10′dan 30′a çıkarmakla barotravma riskinin ne olaca?ına ilişkin bir bilgi yoktur. Genel olarak eğer PEEP endikasyonu varsa barotravma riski gözardı edilmelidir.
Eğer havayolu tepe basıncı 60 cmH2O’yu a?arsa barotravma insidensi artar. Bu kadar yüksek havayolu tepe basıncı değeri havayolu direnci artmış ve akciğer kompliansı düımüş olan hastalarda tesadüf eder. Her ne kadar genellikle havayolu tepe basıncı sınırlanmaya çalışılsa da bu tür önlemlerin barotravma insidensini azalttığı gösterilememiştir. Yüksek PEEP veya CPAP sırasında profilaktik olarak göğüs tüpü yerleştirilmeli midirı Hayır, bunu destekleyebilecek herhangi bir veri yoktur. PEEP ile barotravma arasındaki sebep-sonuç ilişkisi oldukça zayıftır.
Eldeki bilgiler ve deneyimlere göre havayolu tepe basıncı ve PEEP’ten daha çok akciğer patolojisi barotravmada daha etkilidir.
Barotravma HBO tedavisi sırasında da ortaya çıkabilir. Pnömotoraks veya pnömomediastinum gelişebilir. Bu tür kazalar ani ve hızlı basınç değişikliği nedeni ile olur. Ani basınç düımesinde alveol içinde kalan yüksek basıncın havanın atılmasında nefesi tutma gibi bir engelleme olursa alveol içindeki yüksek basınç alveolün yırtılmasına ve havanın extraparenkimal yayılıma neden olur.







14 Ekim 2009 Saat 22:09 Suları
MERHABA;14GÜNLÜK OĞLUM ADI DA BERK 30 EYLÜL 2009GÜNÜ SAAT 15:30 DA DÜNYA YA GELDİ VE ŞU ANDA KENDİSİ İZMİR BEHÇET UZ HASTANESİNDE YATMAKTA.HASTALIĞI PNÖMATORAKS TEŞHİSİ KONDU.YOĞUN BAKIMDAYDI.HER İKİ GÖĞSÜNE DE TÜP TAKILMIŞTI. 12 EKİM DE TÜPLERİ ÇIKARMIŞLAR VE YOĞUN BAKIMDAN ÇIKTI. YENİDOĞAN BEBEK SERVİSİNE ALINDI.SERUMLA BESLENİYORDU.SÜTLERİNİ İSTEDİLER GÖTÜRDÜK.GÜNDE 5 SİSİLİK SÜT VERİYORLAR.OĞLUMU ÇOKKK ÖZLEDİMM:(( HASTANEDE DAHA NE KADAR YATAR?? VE İLERDE BU HASTALIĞI TEKRARLARMI??BİLGİLENDİRİRSENİZ SEVİNİRİM.TEŞEKKÜRLER.
12 Mart 2010 Saat 10:24 Suları
Ahh canı benim bbek o acıya nasıl dayandı gerçi onu melekler koruru ama en azndan sen görmediğin için şanslısın allah geçmiş etsin sakın bebeği üşütme ??
12 Mart 2010 Saat 19:19 Suları
@ ferda akgül:
sağolun çok teşekkür ederim.Durumu şu an çok iyi çok şükür.artık atlattı.sağlığı yerinde.cevap yazdığınız için çok teşekkür edrim.sağlıcakla kalın.sevgiler. :))
12 Mart 2010 Saat 20:56 Suları
Asıl ben teşekkür ederim ne demek çok ince kibarsnız
12 Mart 2010 Saat 22:39 Suları
meraba ona buyuk tup takmazlardı zaten ama cok cok geçmiş olsun aynen üşütmeyin onu sakın kımse yaklasmasın yanına uzun bıo muddet grip fln olmasın @ ferda akgül:
12 Mart 2010 Saat 23:13 Suları
@ onur:
evet büyük tüp takmadılar her iki tarafında da kçük direnler vardı.her gün günde 2 kere röntgen çekildi:(( KALBİ 2 KERE DURMUŞ.Çok şükür zekasında bir sorun yok :)kontrolleri yapıldı.çok iyi artık.5,5 aylık oldu :) cevap yazdığınız için size de çok teşekkür ederim.Allah kimseye yaşatmasın.Saygılar
12 Mart 2010 Saat 23:19 Suları
@ dilek kaya:
ben teşekkür ederim zor günler atlatmışsınız inş. hiçbirimz tekrar yasamayız
21 Nisan 2010 Saat 5:06 Suları
arkadasla pınomotoraxs denılen hastalgıın tek dostu varmıs
kıloooooooooooooooooooo alcaz bol bolll
yenı kesfettım benım basıma geldıgınde baya zayıfsım 1.90cboy 70 kg falan sıgara içkı alıyordum çok şukur bıraktım sıgarayı 85 kg cıvarına çıktım ve bomba gıbı oldum sonra gene zayıfladım 80 kg oldum gene agrılar arttı ama sımdı hızlan kılo alıyoum ınanın gercek çunku buhastalık zayıf uzun ınce kısılerde oluyor karar sızın yakupatalar@hotmail.com
21 Nisan 2010 Saat 22:28 Suları
doğru söylüyorsun arkadaşım aynı durumu bende yaşadım
23 Ocak 2011 Saat 8:05 Suları
benim sol akciğer üst bölümde 17 cm oluşmuş acaba sonu ne olur
20 Mart 2011 Saat 13:08 Suları
ben kaha cift taraflı boronjoktazi hastasıyım
1 bucuk aydır hastanelerde iğleşemiyorum 10 yedi kulede yatım iğleşemeden taburcu oldum 2 gün sonra bursa cekirge hastanesinde 2 hafta yatım doktor iğleşmeden taburcu etti doktora daha vc ye bie gidemiyorum hastayım dediğim halde beni taburcu ett aynı gün evde fenalaştım aynı hastanenin aciline kaldırıldım purosoderi gereği aynı gün taburcu olanı ın yatışı olmuyormuş gece 12 ye kadar açilde tutuldum ve yatışım oldu ondan sonra 10 gündaha ve hastanenin aciline gelen bir ölümcül bayanı yer olmadığından gece yanımdakı yatakta mudale etiler paravan koymadan herşeyi gördümkefenlediler bıraktılar ve hastane de piskolejim bozuldu bacaklarım tutuldu şuan hem yurümem yavaşladı piskatri tedavizindeyim hem ciğerlerim hasta gece sabah kadar astım kırizindeyim ne yapa biliirim geceleriOMUZ KIRANPI VİCUDUMDA HUZURSUZLUK YÜRÜME ZORLUĞU PİSKOLEJİM BOZULDUNEFES DARLIĞI COK ZOR DURUMDAYIM HANGİ BÖLÜME GİTMEM GEREK
20 Nisan 2011 Saat 22:59 Suları
bundan 1,5 ay önce göğsümün üzerinde ağrıyla başladı bu illet. İllet diyorum çünkü bırakmıyor insanın peşini. Bide doktorlarımız sağolsun beni 1,5 ay oyaladılar…Akciğer filminde rahatlıkla görülebilen bi hastalıkmış , bana 5 akciğer filmi çekildi lakin her seferinde temiz diyerek önüme atıldı… şans bu ya İstanbula yolum düştü ve burda teşhis konuldu. İlk kez duyduğum bi hastalıktı;pnömotoraks. Zaten nolduğumu anlayamadan sağ mememin koltuk altı kısmına yaklaşık olarak bir delik açıldı,bu deliğe bi hortum salındı. Hortumun diğer ucu kafes gibi bi haznenin içinde suyla birleşik duruyor. İşin özeti Tüp takıldı.Göğüs tüpü su altı drenajı yada diren ismi veriyolar bu alete. iki gün takılı kaldıktan sonra bugün söktüler ve taburcu oldum hastaneden. Sigara içen ve uzun ince kişilerde daha sıklıkta olduğu söylendi doktorum tarafından. Burası çok önemli arkadaşlar ; Eğer aranızda sigarayı inatla içen varsa bıraksın ,rica ediyorum ona… Tüpü takarken uyuşturuyorlarda ; snrasını çeken bilir… hele çıkartırken o hortumu içinizden… hayatınızın en zor dakikaları,gerçek anlamda diyorum ; bunuda hortumu çıkartılanlar bilir… Çok zorlanıorum içmemek için ama bunu yapmak zorundayım. Tüm pnömotaraks hastalarına çok büyük geçmiş olsun.